SİVRİSİNEK İSTİLASI

SİVRİSİNEK İSTİLASI

İlk kar tanesinin ahenkle süzülüşünü ve daha o yere düşmeden coşku ve neşe ile  aile fertlerine “Kar yağıyor, kar !” diye seslenip, bu muhteşem atmosfer hadisesini izlemek üzere pencereye koştuğumu hatırlarım. Çocukluğumuzun  vazgeçilmez eğlencesi olan kar, lapa lapa yağmaya başladığında gri tonlar yavaşça silinerek beyaza dönüşürdü. İlk yağan kar yüzeyde erimeye fırsat bulamadan yenisi üzerine eklenirken, bizim heyecanımız da biriken kar taneleri gibi artarak çoğalırdı.

Sanayi devriminden günümüze gelen süreçte, sera gazlarının etkisiyle dünya üzerindeki ısı dengesinin bozulması iklim modellerinin  değişmesine neden oldu. Negatif yönlü değişen iklim koşullarının etkisi ile kar yere düşmeden erimekte ve bu durum bizlerde hayal kırıklığına neden olurken yeni nesillerin kış ve dolayısıyla karla lâyıkı vechile tanışmalarına mani olmaktadır.

İmkanı olanlar, yeni nesilleri kar ile tanıştırmak için Marmara Bölgesinin en yüksek dağı olan ve Bursa ili sınırları içinde, 2.543 m yüksekliği ile Türkiye’nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan Uludağ’a götürmektedir. Kar meraklılarına kucak açan, Marmara bölgesinin ikinci en yüksek dağı 1601 m. yüksekliği ile Kartepe’dir. Bazı yıllarda bu bölgelerde dahi kar yeterince yağmamakta hatta kayak merkezlerinde makineler kullanılarak kar yağdırılmaktadır.

 

Şüphesiz her mevsimin yaşam üzerinde olumlu ve olumsuz etkilerinden bahsedilebilir. Örneğin bitkilerin tomurcuklanması ve verimli olabilmesi için belirli aralıklarda  düşük sıcaklık değerleri altında geçirmesi gereken süreler vardır. Buna soğuklama veya soğuklanma ihtiyacı denilmektedir.Söz konusu yıl yeteri kadar soğuk geçmediği takdirde bitkiler dolayısı ile ekosistem bu durumdan olumsuz etkilenmektedir. Fakat bu krizi kazanca ve dahi kâra çeviren bazı organizmalarda da yok değildir.

İKLİM FIRSATÇILARI

  Evet, bu yazımızda sizlere  iklim değişikliği fırsatçılarından, günümüzde tabiri caizse tam bir baş belası olan ve bilimsel araştırma sonuçlarına göre dağılımı ve sayısı da iklim değişikliğinden olumlu yönde etkilenen sivrisineklerden bahsedeceğiz.

 

Karikatür : Paul Zanetti

 

Marmara bölgesi ve çevresinde yukarıda zikredilen sebeplere bağlı olarak sivrisinek popülasyonunu artmış ve bu özellikle akşam saatlerinde vatandaşları ciddi anlamda rahatsız eden ve  mutlaka müdahale edilmesi gereken bir durum haline gelmişti. Sivrisineklerin bu acımasız istilası karşısında vatandaşlarımız ilk olarak bağlı bulundukları belediyelerden yardım istemişlerdi. Belediyelerin sivrisineklerden kurtulmak için yaptığı ilaçlama da  mücadelede yeterli olamayınca, yaz sıcaklarından bunalan insanlar balkonlarda, bahçelerde ve parklarda vakit geçiremez hale geldiler. Bazı vatandaşların bu duruma inat bahçelerinde ateş yakarak duman etkisiyle sivrisinekleri uzaklaştırmaya çalıştığı bile gözlenmiştir.



Vatandaşlar, kana susamış  bu canavarın güneşin tepede olduğu saatlerde bile  hunharca saldırdığı ve kendilerini ısırdığını ifade ederken bu türün alışılagelmiş bir sivrisinek olmadığını da ifade etmekteydiler.  Bilim insanları ise çoktan bu türün zika virüsünü bulaştıran Aedes cinsi bir sivrisinek olduğunu dillendirmeye başlamışlardı. Siyah ve beyaz çizgili bacakları ve küçük siyah beyaz gövdesi ile dikkat çeken bir yapıya sahip bu sivrisineğin ülkemizdeki cinslerinde  Zika virüsü bulunduğuna dair bir kanıt elde edilmediği de Prof. Dr. Salih Türkoğlu tarafından belirtilmiştir.

  Güneydoğu Asya’nın tropikal ve subtropikal bölgelerine özgü bir canlı olan Aedes,  uluslararası seyahatlerin artması ve malların taşınması nedeniyle dünya üzerinde pek çok bölgeyi istila etmiş durumdadır.  Bu sivrisinek, son yıllarda ülkemizde olduğu gibi pek çok toplumda da önemli bir zararlı haline gelmiştir. Bu türün vatandaşlarında dile getirdiği  gibi gün batımından şafağa kadar av peşinde olmalarına ek olarak, gündüz vakti de beslenmek için hiçbir fırsatı kaçırmadıklarıda görülmektedir.

Şekil 1: Siyah ve beyaz çizgili bacakları ve küçük siyah beyaz gövdesiyle Aedes cinsi sivrisinek

 

Aedes cinsi sivrisinek, kurbanının deri yüzeyine sessizce yaklaşıp ani ve hızlı bir ısırmayla kaçabilmektedir. Bu sinek cinsi kova, bidon ve bunun gibi az miktarda su içeren herhangi bir ortamda  rahatlıkla yumurtalarını bırakıp larva gelişimi için yeterli ortam bulabilmektedir.

İklim değişikliğinin olumsuz etkileri karşısında toplumun her ferdinin bilinçli olması ehvendir. Yumurta, larva, pupa ve ergin olmak üzere dört farklı yaşam evresi geçiren  sivrisinekler iklim dengesizliği yüzünden her zamankinden çok miktarda üreyerek popülasyonlarını artırmakta ve Dang humması, Sıtma, Zika ateşi ve Batı Nil ateşi gibi hastalıkları dünya üzerinde yayarak pek çok  insanın ölümüne neden olmaktadırlar. İklim değişikliklerinden kaynaklı hadiseler bahsettiğimiz sivrisinek sorunundan başka, günümüzde artık içinden çıkılamaz ve öngörülemez başka sorunlarla yüzümüze tokat gibi çarpmaya devam edecektir.

Bu istikamete toplumumuzun ve genelde tüm dünya halklarının iklimde gözlenen değişim ve bu değişimin etkileri konusunda bilinçlendirilmeleri gerekmektedir. Burada en büyük vazife başta Coğrafyacılar olmak üzere tüm öğretmenlerimize düşmektedir. Eğitim sistemimizin içerisinde en nadide bilim olan ve Prof.Dr.Celal Şengör’ün ifadesiyle bilimlerin kraliçesi olan Coğrafya dersinde öğretmenlerimiz günümüzde yaşanan sorunlara atıf yaparak öğrencilerimizi bu konularda bilinçlendirmeye devam etmelidirler ve etmektedirler.

 

 Mahmut Serdar Keskin

Coğrafya Öğretmeni- Coğrafyacı

01 Ekim 2018- İstanbul / Beykoz

 

Kaynaklar

Anadolu Sağlık Merkezi Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Türkoğlu
www.zikavirusnet.com/aedes-albopictus.html 30.09.2018 tarihinde erişildi.
http://dergipark.gov.tr/download/article-file/37241530.09.2018 tarihinde erişildi.

Mahmut Serdar Keskin

Mahmut Serdar Keskin

15 Temmuz 1975 yılında İstanbul'da doğdu. Öğrenim hayatı boyunca birçok il gezen Keskin, ilköğrenimine Amasya'da başladı. Daha sonra Çorum ve Samsun'da ilk ve orta öğrenimini tamamladı. İstanbul’da Boğaziçi Behçet Kemal Çağlar Lisesi’nde öğrenimine devam etti ve 1993 yılında mezun oldu. Lise sonrası bilgisayar donanım ve yazılımı üzerine ticaret ile uğraştı. 2002 tarihinde Anadolu Üniversitesi - Muhasebe Finansman bölümünü bitirdikten sonra çeşitli kurum ve kuruluşlarda çalıştı. 2010 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu oldu. Bunu takiben 2015 yılında Anadolu Üniversitesinde Coğrafi Bilgi Sistemleri Uzmanlığı eğitimini tamamladı. 2018 yılında İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümünden mezun oldu. Aynı yıl Gebze Teknik Üniversitesi'nde Pedogojik Formasyon eğitimini tamamladı. Evli ve iki çocuk babası olan Keskin halen İstanbul’da Büyükşehir belediyesine bağlı bir kuruluş olan İSKİ’de bir yandan iş hayatını sürdürmekte diğer yandan hayranı olduğu sınır tanımayan bir bilim olan Coğrafya konusunda kendisini geliştirmekte ve meslektaşlarıyla coğrafya ya katkı sağlamak için çalışmaktadır.  Yazmak için öğrenme, öğrenmek için yaz.                       (Mahmut Serdar Keskin)

3 Comments

  • Önder Özdemir

    Önder Özdemir

    (1 Ekim 2018 - 08:15)

    küresel ısınmanın etkilerine değinerek aslında hiç kimsenin aklına gelemeyecek küçük ama etkisi büyük noktalara değinmişsin kalemine sağlık….

  • Mahmut Serdar Keskin

    Mahmut Serdar Keskin

    (3 Ekim 2018 - 08:30)

    Teşekkürler Önder Bey. Yazı hakkındaki yorumunuz beni ziyadesiyle memnun etmiştir.

  • Güncel bir konu gerçekten bu yaz sivrisinekler bizlere rahat vemediler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir